SÛFİ GEÇİNEN YALANCILAR - İMAM GAZALİ

O HALDE SEN VE BERABERİNDE TEVBE EDENLER, EMROLUNDUĞUNUZ ŞEKİLDE, DOĞRU YOLU TUTUN. SİZDEN HİÇBİRİNİZ BÜYÜKLENİP, ALLAH TARAFINDAN KONULMUŞ SINIRLARI AŞMASIN; ÇÜNKÜ UNUTMAYIN YAPTIĞINIZ HERŞEYİ O GÖRÜYOR. (KURAN-İ KERİM 11:112)

23-03-2021

SÛFİ GEÇİNEN YALANCILAR

Ey ilâhi sırları öğrenmek isteyen! Buraya kadar anlattıklarımızdan insanın cevherinin şerefi biraz bilindi, açıklandı. Mutasavvıfların yolunun da aziz ve şerefli olduğu bilindi. Bunlar derler ki: Zahir ilim, hak yoluna girmeğe bir perde ve hakikat yolunda bir engel, bir maniadır!

Bu sözleri duydun, sakın bu sözleri inkâra kalkma. Sufiler sözlerinde sadıktırlar. Çünkü zahir ilim, dünya bilgileri, sadece duygular âlemidir. Bütün duygular ve görünen âlemle uğraşma bize Hak yolunu bildirmez. Buna engeldir. Sebebi de şudur ki, bizim beş duygumuz, zâhiri öğrenmeler, işler, tasarruflarla uğraşır. Hakkın yolcusu olana, hakikat yoluna girmek, zor olur ve Allah ile buluşma ve Cemâlullah’ı görme güçleşir.

Ey ilâhi sırları öğrenmek isteyen!

Bil ki, kalbin örneği bir havuz gibidir. Öyle bir havuz ki, meselâ ona dışarıdan beş ırmak boşalmaktadır. O ırmaklar kimi gün saf, tertemiz, kimi gün de bulanık aktığından, dibinde çokça balçık, çamur toplanır. Eğer bir kişi o havuzu temizleyip dipte  olan çamuru çıkarmak istese ona önce düşen vazife, o havuza akan ırmakların suyunu kesmektir. Sonra dışarıdan bir araç bularak o balçığı karıştırmak, yerinden kımıldatmaktır. Tâ ki, o havuzun dibinden yeniden saf, berrak su kaynasın ve o bulanık olan suyu çıkararak artık havuzun bulanmasına engel olsun. Böylece bilinmeli ki, görünürdeki beş  duygumuz o akan beş ırmak gibidir. O beş duygudan kalbe hiç durmayarak türlü bilgiler, türlü düşünce ve zanlar akar, kalbi kaplar. Bunların kimisi yararlı, ıslah edicidir, kimisi fâsiddir, kalbi ifsada boğar. O zaman da gönlün içinden pencereler açılmaz ve Hak Teâlâ tarafından da, Ledün ilmi o kalbi kaplamaz.

Eğer zâhiri bilgilerde bir kimse olgunlaşır ve ilmini hak yoluna koyarsa, alış-veriş nikâh, boşanma gibi konularda kalmayıp, maksud olan Rabbanî ilimle uğraşırsa, güzel bir iş işlemiş olur ve zâhir ilim de ona Hak yoluna sülûkûnda kuvvet olur, Hak yolunun kılavuzu, delili hüviyetini kazanır. Çünkü Hak yolu sâliki, kendi yeme ve içmesinin, kazanç ve geçim yollarını, fena huyları, bunların neden ve niçin arttığını,aslı nedir, ilâcı nedir bilmezse, gerek yararlı amel ilminden ve gerekse sırları keşfetmek ilminden tek şey elde edemez. Kısaca söylemek gerekirse, en küçük bir şüphe, bir kuşku, bilgili olmayan tarikat sâlikinin yol almasına nice yıllar engel olur.

Eğer o kişi münazaralara dalıp:

“İlimden murat, kitap okuyabilmektir, terkip, i'rab ve meseleleri çözümlemektir. Bundan başkası değildir!” derse Mârifetullaha eremez. Bütün ilimlerden murat Allah’ı bilip tanımaktır. Boş söz söyleyenlere marifetullah açılmaz ve onlar, Ledün ilminden yoksun kalırlar.

Zahir ilmin, zikrolunduğu gibi Hak yoluna mâni olduğunu bir er kişiden, kendisini her şey keşfedilen bir zattan duyarsan sakın inkâr edeyim deme, ona inan. Ama şimdi, sufi kıyafetiyle dolaşan, aslında her şeyin yapılmasını mubah görenler, alay ediciler, zamanımızda çoğalmıştır. Bunlar, sufilerin bazı sözlerinin manasından soyunmuş sadece kuru lafzını, şuradan buradan duyup veya okuyup bellemişlerdir. Başlarını taç, üstlerini hırkalarla süslemişlerdir. Bu gibi kimseler ilmi ve âlimleri kendilerine her zaman düşman bilirler. Onların arkasından kötü söz söyler, onları çekiştirirler. Bunlar, Allahu Teâlâ’nın ve Resulünün düşmanıdırlar. Çünkü ilmi ve âlimleri Allahu Teâlâ övmüştür. Ve bütün insanları ilim öğrenmeye mecbur ve mükellef kılmıştır. Oysa onlar şeytanilerdendirler. Ve öldürülmeleri vâciptir.

Allahu Teâlâ’nın Nebilere vahyettiği doğru, kuvvetli şeriat, zahir ilme göredir. Bu alaycıların ilimleri çok değildir, ilim ve irfanları, görünürde bilgileri de yoktur. O halde fasid inanış, bâtıl söylemek neden lâzımdır? Bunları niçin söylerler? 

Ey aziz! Bu adamların örneği şu kimseye benzer ki: “Kimya, altından daha kıymetlidir. Kimyayı neye vursan o şey altın olur!” sözlerini duymuştur. Bu sözle böbürlenerek kimyevî altın yapma sevdasına düşer. Hatta ona keselerle altın sunup verseler altını kabul etmez ve “Ben kimyayı bir tarafa bırakıp, altına mı meylederim?” der. Böylece, altından da mahrum kalır. Oysa o kimyanın ancak adını işitmiştir. Bu sevda ile de müflis, çırılçıplak, hor ve ebedî boş kalır. Kimya sohbetleriyle ömrünü kaybeder, tüketir, durur. İşte bu mükâşefe ilmi ki, Ledün ilmidir, kimya misalindedir. İlim ve âlim ise altın misalindedir. Kimya ki, insanın binde biri ona erişemez, onun arzusu ile çil altını beğenmeyip almamak, tam bir hamakat, aptallık ve ziyanlıktır. Ey aziz kişi! Burada bir konu daha vardır ki, o da şudur: Diyelim ki, bir kimse on bin altın eden kimyaya sahip olsa, bir başka kişinin de bin altını olsa, işte o bin altın sahibi daha fazileti, daha önce gelendir.

Sufi halleri de şöyledir: Sufi eğer sülûkunda bir miktar nesneye erişmiş olsa bile ulemâ ile fazilette eşit olamaz. Nitekim kimya kitapları ve kimya öğrencisi çoktur. Ama ona vâsıl olan parmakla gösterilecek kadar azdır. Sufiyye işleri de bütün halkın dileği, zengin, fakir her kişinin sevdiğidir. Öyle olduğu halde, ona erişen pek azdır. Belki kimya gibi, adı gidip resmi yadigâr kalmıştır.

Birçok sufinin de kuruntu ve hayale dalmalarından, keşif ve keramet sandıklan şeyler bâtıl hayal ve kuru sevdadan ibarettir. Nitekim rüyanın gerçeği vardır, ama bunlar çok kez yorumu yapılmayan, karışık rüyalardır.

Ama şu sufi ki, alimlerin nice yılda öğrenmekle edindiği bilgiyi o keşifle idrak  etti ise ve gerek zahir, gerekse bâtın ilimde hiçbir kuşkusu kalmamış ise, görünür âlimlerden onun fazileti daha üstündür. Bunu da inkâr etmemek gerektir.

Böyle olunca, tasavvuf yolunun hakikatini inkâr etmeyip tasdik etmelisin. Bu bâtıl, alaycı kişilere uyarak itikadını bozmayasın. Bilesin ki, bunların ilme ve âlime küfretmeleri, bilgisizliklerinden, kafalarının boş olmasındandır.

 

İmam Gazali
DARU'L HİLAFETİ'L ALİYYE MEDRESESİ


YAZI KÖŞESİ

Hilafet-i İslamiyye

SAYAÇ

Bugün 395
Toplam 278061
En Çok 1094
Ortalama 300